Descartes ve Psikoloji Üzerindeki Etkisinin Analizi

Giriş

Teoride Psikolojiye hoş geldiniz. Psikolojinin bilim olma sürecinde şüphesiz birçok filozof ve bilim insanı rol oynamıştır. Psikoloji tarihi kitaplarında birçok bilim insanı ve filozofa yer verilmesinin elbette nedeni katkılarıdır. Bu yazıda konumuz olan Descartes’ın psikoloji üzerindeki etkisini anlatmaya çalışacağım.

Unutulmamalıdır ki Descartes bir matematikçi, bilim insanı ve aynı zamanda filozoftur.  Dolayısıyla onun tüm düşüncelerini aktarmak yanlış bir strateji olacaktır. Çünkü düşüncelerinin hepsi psikolojiyi etkilememiştir. Yazının odak noktası onun Kartezyen felsefesi ve zihin-beden ayrımı olacaktır.

Yazının başlangıcı psikoloji ile herhangi bir ilişkisi olmadığını düşündürebilir. Ancak yazının ilerleyen kısımlarında başlangıcın yazıyı anlama sürecinize olan katkısını fark edeceksinizdir.

Birinci kısımda onun biyografisinden bahsedeceğim. İkinci kısımda onun psikoloji tarihi açısından önem arz eden “Ruhun Tutkuları” eserine odaklanacağım. Üçüncü kısımda Kartezyen düalizm ile zihin-beden ayrımını analiz edeceğim. Son kısım olan dördüncü kısımda ise Descartes’ın psikoloji üzerindeki nasıl bir etki bıraktığını yazacağım.

Bu yazımdan itibaren yazılarımda ayrıca önerilen okumalar başlığı da olacak. Başlığın altında konuyu merak eden okurlar için makale, kitap, internet adresi veya video şeklinde tavsiyeler yazacağım. İlk kısmın Descartes’ın biyografisi olma nedeni onun düşüncelerinin nasıl oluştuğunu anlama konusunda en büyük yardımcı olmasıdır.

Descartes’ın Biyografisi

René Descartes 31 Mart 1596’da Fransa’nın La Haye en Touraine kasabasında doğdu. Ailesi içerisinde avukatların ve yöneticilerin bulunduğu ayrıcalıklı bir sınıfa mensuptu. Onun ailesinin geleneğine göre bir hukukçu olmak ve eninde sonunda babası gibi parlamentoya girmek alın yazısıydı.

11 yaşında o zamanlar yeni kurulan La Flèche kolejine gönderildi. Kolej Fransa Kralı IV. Henry’nin himayesi altında Cizvitler tarafından işletiliyordu. Kolejde Yunanca, Latince dil eğitimi aldı. Dillerin yanı sıra sıkı bir Aristoteles felsefesi, Cicero ve matematik üzerinde de eğitim aldı.

Otobiyografik özellik taşıyan “Discours De La Méthode” (Yöntem Üzerine Konuşma) adlı eserinde “Kendimi o kadar çok şüphe ve hatayla kuşatılmış buldum ki, eğitim alma girişimlerimden hiçbir şey elde etmediğimi, ancak cehaletimin giderek daha fazla farkına vardığımı düşünmeye başladım.1” şeklinde bir cümle yazar.

Ailesinin bir avukat olmasını istemesine rağmen bir asker olup 1618’de Breda’ya Protestan Prens Maurice’ı de desteklemeye gider. 1619 yılının Kasım ayında Bavyera’da askeri hizmetteyken bir çeşit ilham deneyimledi. Soğuk bir gecede soba odasında uyurken hayatında takip etmesi gereken yolu gösterdiğini iddia ettiği bir dizi rüya gördü.

1620’ler boyunca Descartes, tüm soruların “genel bir yöntemle” çözüleceği “tamamen yeni bir bilim ” olarak adlandırdığı şeye doğru yöneldi (DK, 2019; Hartfield, 2014). Bu yönelişinin arka planında onun en ufak şüphe dahi duyulmayacak bilgiye erişme isteği vardı. Yöntem toplamda dört kuraldan oluşuyordu:

1) Öyle olduğunu açıkça bilmediği hiçbir şeyi asla doğru diye kabul etmemek.

2) İnceleyeceği güçlüklerin her birini daha iyi çözümlemek için olabildiğince ve gerektiği kadar çok parçaya bölmek.

3) En yalın ve bilinmesi en kolay nesnelerden başlayıp yavaş yavaş ve derece derece ilerleyerek en karmaşık olanın bilgisine yükselmek için düşüncüleri sıra ve düzene göre yönetmek ve birbiri ardında doğal olarak gelmeyenler arasında dahi bir sıra ve düzen varsaymak.

4) Her yerde hiçbir şey atlanmadığından emin olabilecek kadar eksiksiz sayımlar yapmak ve her şeyi genel olarak gözden geçirmek.

Descartes (2021b)

Yöntem Üzerine Konuşma

Yöntemi oluştururken felsefenin bölümleri arasından mantık; matematikler arasından da geometrik çözümleme ve cebirden yararlanmıştır. Üçünün elverişli yanlarını içeren ve kusurlarından bağışık bir şey yaratma çabası onun yöntemini ortaya çıkarmıştır (Descartes, 2021a).  


1629 yılında düşünce özgürlüğüne Avrupa’da en geniş çapta saygı gösteren ülke olan Hollanda’ya yerleşti. 1630’larda yazılan ve ölümden sonra yayımlanan kitabı “Treatise on Man” başlıca fizyoloji üzerine bir çalışmadır. Kitapta insan bedenlerini ve hayvanları karmaşık bir işlev gören otomatlara benzetmiştir. Descartes hayattayken dahi yayımlamış olduğu tezleri varsayımsal insan, varsayımsal dünya hakkındaki birer fabl olarak sunmuştur. Bunun nedeni Galileo Galilei’nin 1633’te engizisyon tarafından maruz kaldığı zulümdür. Bu örnek devrimsel düşüncelerin Katolik Kilisesi tarafından kabul edilebilir olmadığına örnek olmuştu.

Descartes’ın “Treatise on Man” kitabını yayımlanmadan önce geometri, optik ve metroloji hakkındaki üç kısmı çıkarmış olması onun kilise karşında dikkatli hareket ettiğini göstermektedir. Bohemya Kraliçesi Elizabeth ile 1632 yılında mektuplaşmaya başladı. Kraliçe onun teorisine zihin-beden ikileminde düşünen bir maddenin nasıl bedeni harekete geçirebileceğini sorarak meydan okuyordu (DK, 2019). İsveç’teki Fransız Stockholm elçisi de İsveç Kraliçesi Christina adına onunla mektuplaşıyordu. Descartes, Christina’ya kendi teorisinin altında yatan düşüncelerini ifade etmek amacıyla “Les Passions de l’âme”(Ruhun Tutkuları) kitabının bir kopyasını sundu. Bu kitabın yazılma hikâyesinin başlangıcını onun Bohemya Kraliçesi ile tutkular hakkındaki mektuplaştırmaları oluşturuyordu. Ayrıca kitap Descartes’ın sağlığında basılmasına izin verdiği dört eserden sonuncusu olmuştu (Sorell, 1987; DK, 2019; Descartes, 2021b).

Ruhun Tutkuları

“Les Passions de l’âme”(Ruhun Tutkuları)’da bedenin ve ruhun işlevlerini ayırt etmesi açısından önemli bir eserdir. Ruhun merkezinin günümüzde beyindeki bir bez olduğunu iddia etmiştir. Günümüzde iddia ettiği bezin epifiz bezi olduğu bilinmektedir. Bedeni bir makineye benzetmiştir ruhun ve bedenin birbiri üzerindeki etkisini açıklamak için “can ruhları” kavramını kullanmıştır. Can ruhlarını kanın en ince parçaları olarak, çok küçük cisimcikler ve meşaleden çıkan alevin parçaları gibi çok hızlı şeklinde nitelendirmiştir.

Düşüncelerin mutlak şekilde ruhun kontrolü altında olduğunu yazmıştır.  Düşüncelerin beden tarafından dolaylı olarak değiştirilebileceğini öne sürmüştür (Descartes, 2021b). Descartes’ın psikoloji üzerindeki etkisine geçmeden önce Kartezyen düalizm ile zihin-beden problemini kavramak gerekir. Wazniak (1992), Descartes’ın bu kitabını onun psikolojiye yaptığı en önemli ve uygun katkısı olarak değerlendirmektedir.

Kartezyen Düalizm ile Zihin-Beden Problemi

Zihnin yarısını hayal edemezken ne kadar küçük olursa olsun bir bedenin yarısını her zaman hayal edebiliriz.  Ve bu bizim zihnin ve bedenin doğalarının sadece farklı değil aynı zamanda bir şekilde zıt olduğunu fark etmemize yol açar.

Descartes (1996)

Yukarıda “Meditations on First Philosophy”(Meditasyonlar) adı kitabından yaptığım alıntı Descartes’ın zihin-beden problemindeki konumunu anlamak için yeterlidir. Zihin-beden probleminin konusu ikisi arasındaki ilişkiyi açıklamaya çalışmaktır. Felsefede düalizm[İkicilik anlamına gelir(Türk Dil Kurumu Sözlükleri, 2021)] içerisinde psikofizik etkileşimcilik2 anlayışını taşıyan filozoflardan birisi Descartes’tır. Psikofizik etkileşimcimcilik anlayışında zihin ve beden birbirinden farklı iki tözdür3. Buna rağmen ikisi de birbirini etkilemektedir (American Psychological Association, 2007a, 2007b; Korkman, 2017).

Kartezyen düalizm, Descartes’ın dünyanın iki farklı ve uyumsuz töz olduğu düşüncesidir (American Psychological Association, 2007c). Ona göre açık ve seçik olarak algılanabilir niteliklerden oluşan tamamen ayrı kümeler yoluyla zihin ve beden kavramı oluşturmak mümkündür (Sorell, 1987). Hartfield (2007), Descartes’ın insanların davranışlarının çoğunu ve hayvanların davranışlarının hepsini açıklayabileceğini inandığı ayrıntılı bir makine psikolojisi dile getirdiğini yazmıştır.

Aynı zamanda psikoloji tarihinde Descartes’ın düalizminin sonradan gelen psikolojik düşünce üzerindeki etkisinin büyük dikkati çektiğini vurgulamıştır (Hartfield, 2007). Bir eleştiri yapmak gerekirse Arslan(2020) onun “Madde yer kaplar, ancak asla düşünemez; ruh ise düşünür, ancak asla yer kaplamaz.” düşüncesine sahip olduğunu yazmıştır. Ama beden ile ruhun(konumuz açısından zihnin) arasındaki etkileşimi açıklamada beyindeki epifiz bezini kullanmasının aralarındaki ilişkiyi açıklamada yapay bir çözüm olduğunu ifade eder (Arslan, 2020).

Brain, Anatomy, Human, Science, Health

Descartes’ın Psikoloji Üzerindeki Etkisi

Modern psikolojinin gelişiminde Descartes’ın en önemli katkısı onun zihin-beden problemini çözme girişimidir. Bu probleme fiziksel ve psikolojik düalizme dikkat çeken bir çözüm yaklaşımı geliştirdi. Böylece öznel metafiziksel analizlerin hâkim olduğu anlayış yerini nesnel gözlemlere ve deneylere bıraktı. Bilim insanları zihnin ve bedenin iki farklı varlık olduğunu kabul etti. Onun psikolojiye yapmış olduğu kayda değer sistematik katkılar şunlardır:

  • Mekanik beden görüşü
  • Refleks-aksiyon teorisi(Bu teori modern davranışçı uyarıcı-tepki psikolojisinin habercisi olmuştur)
  • Zihin-beden etkileşimi
  • Beyindeki zihinsel işlevlerin lokalizasyonu
  • Doğuştan düşünceler ilkesi(Bu düşünceler dış dünyanın nesnelerinin duyular üzerinde bıraktığı etkiler sonucunda üretilmez. Bunu yerine zihin veya bilinçte gelişir)

(Schultz & Schultz, 2011).

Descartes’ın psikoloji açısından önemini anlatmaya çalıştığım bu yazıyı onun önemini vurgulayan bir alıntıyla sonlandırmak isterim:

En azından 1850’den beri birçok psikolojik deney bağımlı ve bağımsız modelleri takip etti. Dolayısıyla modern psikolojinin temel deneysel ilkeleri, Descartes’ın bedensel fikir varsayımının doğrudan torunlarıdır. Bu nedenden dolayı biz Descartes’ın bilimsel psikolojiyi kurduğunu iddia etmenin mazur görülebilir/savunulabilir olduğunu düşünüyoruz

(Reed, 1982)

Aytunç Kağan Yiğit(Yazar)

Notlar, önerilen kaynaklar ve kaynakça aşağıda yer almaktadır.

Notlar

1 Cehaletimin giderek daha fazla farkına vardığımı düşünmeye başladım.” cümlesindeki “farkına varmak” kelimesi İngilizce metindeki “recognition” kelimesinden çevrilmiştir. Bu kelime Türkçede “tanıma” ve “farkına varma” karşılıklarına gelmektedir. Orijinal Fransızca metinden ise bahsi geçen kelime “découvert” olarak geçmektedir. Cümledeki karşılığı ise “keşfetmek” şeklindedir. Cümlenin Fransızcadan Türkçeye çevirisi “Çünkü kendimi o kadar çok şüphe ve hatadan utanmış buldum ki, kendimi eğitmeye çalışmaktan, cehaletimi daha fazla keşfetmemin dışında başka bir kazanç sağlamamış gibi görünüyordum.” olmaktadır. Cümlenin orijinal metindeki hali “Car je me trouvois embarrassé de tant de doutes et d’erreurs, qu’il me sembloit n’avoir fait autre profit, en tâchant de m’instruire, sinon que j’avois découvert de plus en plus mon ignorance.”tır. Yazıda cümleyi Fransızca yerine İngilizceden çevirme nedenim Fransızca bilmememdir. Bu maddede “Fransızcadan Türkçeye çevirisi” kısmında vermiş olduğum Türkçe karşılığı Google Translate üzerinden yaptığımı da belirtmek isterim.

2Psikofizik etkileşimcilik kavramı İngilizcede “interactionism” olarak geçmektedir. Prof. Dr. Sirel Karakaş Sözlüğü’nde Türkçe çeviri bu şekilde olduğu için uygun gördüm. Kelimeyi Türkçeye kendim çevirdiğimde “etkileşimcilik” şeklinde ortaya çıkmaktadır. Cambridge Dictionary’de “interaction” kavramının anlamı “iletişim” ve “etkileşim” şeklindedir. Ayrıca “Psikolojinin Tarihsel Artalanı”(Korkman, 2017) kitabında da “psikofizik etkileşimcilik” olarak geçmektedir.

3“Töz” kelimesini İngilizce “substance” kelimesinden çevirdim. Cambridge Dictionary’de Türkçe karşılıkları madde ve cisimdir. Stanford Encyclopedia of Philosophy, “substance” kelimesini herhangi bir felsefi sistemde gerçekliğin kurucu veya temel varlığı rolünü üstlendiğini yazar. Örneğin atomizmciler için töz atomdur. Kelimenin felsefede Türkçe olarak kullanımı “töz” şeklinde olduğu için aynı şekilde kullanmayı tercih ettim.   

Önerilen Kaynaklar

  1. Internet Encyclopedia of Philosophy internet adresinin “René Descartes: The Mind-Body Distinction” başlıklı yazısı.

2. Modern Psikoloji Tarihi(Kaknüs Yayınları) kitabının Descartes hakkındaki bölümü.

3. YouTube’da “The School of Life” kanalının “PHILOSOPHY – René Descartes” başlıklı videosu(Türkçe altyazılı izleme seçeneği mevcut).

Kaynakça

American Psychological Association. (2007a). Mind-body problem. In APA Dictionary of Psychology. (2th ed., p. 654)

American Psychological Association. (2007b). Interactionism. In APA Dictionary of Psychology. (2th ed., p. 550)

American Psychological Association. (2007c). Cartesian dualism. In APA Dictionary of Psychology. (2th ed., p. 160)

Arslan, A. (2020). Felsefeye giriş (29th ed.). Serbest Kitaplar.

Descartes, R. (1996). Meditations on first philosophy: With selections from the objections and replies. (J. Cottingham, Trans.). Cambridge University Press. (1986).

Descartes, R. (2021a). –Aklını iyi yönetmek ve bilimlerde hakikati aramak için- yöntem üzerine konuşma. (M. Erşen, Trans.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. (1637).

Descartes, R. (2021b). Ruhun tutkuları. (M. Erşen, Trans.). Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları. (1649).

DK. (2019). Philosophers their lives and works. Author.

Hartfield, G. (2007). The passions of soul and descartes’s machine psychology. Studies in History and Philopsophy of Science, 38(1), 1-35. https://doi.org/10.1016/j.shpsa.2006.12.015

Hatfield, G. (2014). René Descartes. In Stanford Encyclopedia of Philosophy. Retrieved August 13, 2021, from https://plato.stanford.edu/entries/descartes/

Korkman, H. (2017). Psikolojinin tarihsel artalanı. Akademisyen Kitabevi.

Reed, E. (1982). Descartes’ corporeal ideas hypothesis and the origin of scientific psychology. The Review of Metaphysics, 35(4), 731-752. Retrieved August 13, 2021, from http://www.jstor.org/stable/20127739

Schultz, D. P. & Schultz, S. E. (2011). A history of modern psychology (10th ed.). Cengage Learning.

Sorell, T. (1987). Descartes: A very short ıntroduction. Oxford University Press.

Türk Dil Kurumu. (n.d.). Psikoloji. In Türk Dil Kurumu Sözlükleri. Retrieved September 02, 2021, from https://sozluk.gov.tr/

Wazniak, R. H. (1992). Mind and body: rené descartes to william james. National Library of Medicine.

1 Comment